30 Aralık 2010 Perşembe
Gelecek 5 yıl içinde gerçekleşebilecek teknolojiler
17 Aralık 2010 Cuma
Word Lens seyahatlerinizi kolaylaştırıyor!
13 Aralık 2010 Pazartesi
Holografik harita, görsel ve sunumlar artık uzak bir gelecek değil
12 Aralık 2010 Pazar
UPCYCLING...Beşikten beşiğe (cradle to cradle) sistemi ile şirketler artık sadece ürünlerin kullanım hakkını satıyor
- Bu sistemi 1991’de mimar ve tasarımcı William McDonough ile birlikte geliştirdik. Tükettiğimiz ve kullandığımız ürünleri ikiye ayırabiliriz: Yiyecekler ve organik maddeler gibi biyosfere (biyolojik sisteme) gidecek şeyler ve bir de sadece kullanım için üretilmiş bulaşık makinesi, otomobil gibi işleri bittiğinde teknosfere (teknik döngüye) girmesi gereken ürünler var. Bunlar teknosfere girerse artık atık diye bir şey kalmıyor.
- Bu geri dönüşüm (recycling) değil, buna ileri dönüşüm (upcycling) deniyor. Malzemenin tekrar, daha yüksek seviyeli bir üründe kullanılması anlamına geliyor. Teknik döngü ve tedarik zinciri için hazırlıyoruz.
- Aynen öyle. Mesela zehirli materyal kullanmadan enerji tasarrufu yapan pencere yapamazsınız. Ama bunu geri dönüştürürseniz sonsuz olarak kullanabilirsiniz. Bunun için de artık birçok şirket ürünlerinin sadece kullanım hakkını satıyor.
- Evet, firmalar için ürünler ve hizmetler geliştirmeye çalışıyoruz. Mesela televizyonüreten hiç kimse bir televizyonun içindeki yeniden kullanılabilir materyalleri kaybetmek istemez. Örneğin bakır... Biyolojik sistemlere girerse inanılmaz derecede zehirleyici. Ama teknosferde sonsuz kere kullanabilirsiniz. Philips Eco Vision, beşikten beşiğe felsefesinin 30 unsuruyla üretiliyor. Ürünün kendisi değil, 20 bin saat izleme süresi satılıyor. Bu sürenin sonunda televizyon satıcıya geri dönüyor.
- 1500 şirket bu sisteme göre tüm üretim süreçlerini değiştirdi. Her şey çok hızlı ilerliyor. Ford ile bir araba geliştiriyoruz ve firma bunu 60 bin kilometre kullanım hakkını satıyor. Yakıt, sigorta, bakım, her şey buna dahil, siz sadece arabanın kullanımı için para ödüyorsunuz. Bunu iki yıl içinde piyasaya sunmayı planlıyoruz. Hollanda’da Akzo Nobel veya DSM gibi büyük şirketler beşikten beşiğe sistemini kullanmaya karar verdiler. Örneğin bir çamaşır makinesinin üç bin seferlik yıkamasını satıyoruz böylece üretici en iyi materyali kullanıyor ucuz materyal kullanmak zorunda kalmıyor. Bu sistemle çamaşır makinesi için 150 tane ucuz plastik kullanmak yerine beş tip plastik kullanıp daha iyisini üretebiliyorsunuz. Ve firma bu sürecin sonunda da ürününü geri alıyor.
11 Aralık 2010 Cumartesi
Hastahanelerde internet bağımlılarına tedavi
LONDON – Teenagers who cannot tear themselves away from the Internet, computer games or their mobile phone can get help from a new addiction service, a spokeswoman said Thursday.
A private London hospital has launched Britain's first dedicated technology addiction service for what it dubbed "screenagers", after parents complained their children were flying into a rage when told to turn off their computer.
Help will be offered through intensive in-patient, day care or group therapy to children as young as 12, although it is aimed at 15 to 17-year-olds, amid increasing concern about the amount of time they spend in front of a screen.
"I've been contacted by parents who see their children going into a rage when they're told to turn off their computer," Richard Graham, lead consultant at Capio Nightingale Hospital, told the London Evening Standard.
"Some end up having to call the police."
He said children played some computer games for the social contact, adding: "It gives them a sense of connection so they end up playing all the time."
Teens will be encouraged to switch off technology and interact with people face-to-face rather than online, a hospital spokeswoman said, and also helped with any problems caused by their habits, including cyber-bullying.
She cited research showing that adults who spent too much time online suffered physically and mentally, while young people became agitated and had difficulty concentrating, and ultimately could become depressed.
"Mental health services need to adapt quickly to the changing worlds that young people inhabit, and understand just how seriously their lives can be impaired by unregulated time online, on-screen or in-game," Graham said.
In a statement, he said he hoped the service "will address the underlying causes of this addiction to transform screenagers back into teenagers".
10 Aralık 2010 Cuma
İnternet kullanıcıları neleri aradı..
İnternet kullanıcılarının bu yıl boyunca Google'da yaptığı milyarlarca aramayı topluca ele alan Zeitgeist, 2010 yılının ruhunu yakalıyor.
http://www.google.com.tr/intl/tr/press/zeitgeist2010/
25 Kasım 2010 Perşembe
Barbie Bebeğin Evrimi...

Barbie 1990'lı yıllardan itibaren dünyanın en çok satmış, kız çocuklarının vazgeçilmez oyuncağı, perdeye, çarşafa, terliğe, çamaşıra, parfüme, ve akla gelebilecek her türlü ürüne imza atmış bir marka...
İlk Barbie bebeklerinin piyasaya çıkışı 1959 yılı... Barbie’nin erkek arkadaşı olarak oyuncak dünyasına eklenen Ken ise, Barbie serisine eklenen ilk çeşitleme. Ken bebek aynı zamanda, oyuncak bebeğe secere yaratmak, farklı kültürlerden yeni yeni akraba ve arkadaşlar eklemek yoluyla markayı daha da geliştirip güçlendirme politikasının da öncüsü.
Şimdi ise Barbie, günden güne değiştirilerek çocukların sevgilisi haline geldi; günümüzde ise, daha çok gelişmiş modelleri var. Yüzünü değiştiriyor, şarkı söylüyor, yanında makyaj malzemeleri, evi var. Gelişen barbie ürünlerinin yanı sıra, flaş oyun dünyasında da kaliteli barbie oyunları ve videoları var, artık çocuklar sadece barbie bebekleri değil barbienin en son videolarını ve oyunlarını da satın aldırmak istiyorlar.
Barbie bebekleri, hepimizin bildiği güzel ve uzun sarı saçlı bebek algısından kendini ayrıştırıyor. Günümüz kız çocuklarına yönelik yaptığı yeni Barbie bebekler, artık birer meslek sahibi Barbie. Barbie’nin yeni konsepti “I can be” ile marka, avukat, doktor gibi farklı meslek gruplarında 21 adet yeni Barbie bebeğini, çocuklara sunuyor. Hatta Barbie, facebook sayfasında fanlarını “if you can dream it, you can be it” mesajı ile karşılıyor.
Ve dahası var...Barbie, kendini dünyanın en önemli simgeleri ile de ilişkilendiriyor. Hediyelik eşya dükkanında Barbie'yi gördüğünüzde benim gibi şaşırmayın: Statue of Liberty Barbie Doll...
12 Kasım 2010 Cuma
4 Kasım 2010 Perşembe
Ultra ucuz ürün için devrim yaratan dizaynlar
Hint mühendis RA Mashelkar'ın Convex Lens Leadership, 21. yy. Gandice Mühendislik ve ultra ucuz ürün üretim konseptlerinden bahsettiği TED Hindistan'da çekilen videosunu aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz. Inclusive ve Disruptive innovation kavramlarına dokunan Mashelkar'ın videosu yaklaşık 20 dakika sürüyor, iyi seyirler.
Casulo - mobil yaşayanlar için mobilya!
31 Ekim 2010 Pazar
Yeni Medya Düzeni Konferansı
Film izlenip müzik dinlenebilen, kitap ve gazete okunabilen, kullanıcıya çok farklı uygulama ve deneyimleri sadece tek bir ekranda yaşatan tabletlerin “bir yaşam biçimi” haline geleceğini savundu. “Kindle, insanların ekrandan kitap okuyabileceğini kanıtladı” diyen Anderson iPad’i aşağıdaki formülle özetledi:
iPad = iPhone + Kindle + Bulut (Cloud)
Tabletlerde kullanıcı dikkatinin basılı ve web sayfalara kıyasla çok daha fazla olduğunu belirten Anderson bunu rakamlarla da gösterdi:
Basılı yayın: 60 dakika
Web: 3 dakika
iPhone: 55 dakika
iPad: 100 dakika
Tabletler, beş ana unsuru mobil olarak kullanıma sokuyor:
1. Web’de gezinme
2. Oyunlar
3. Yararlı uygulamalar (apps)
4. Zengin multimedya deneyimi
5. Video
Tabletleri üçüncü jenerasyon bilgisayar teknolojisi olarak nitelendiren Anderson şöyle ekledi: “Çok uzak olmayan gelecekte netbook’ların yerini alacağını düşünüyorum”.
Geleneksel bilgisayar uygulamalarında tabletlere kayarken de aşağıdaki değişimlerin gerçekleşeceğini belirtti:
Klavye --> Parmak
İş --> Oyun
İlgi dağınık --> Odaklı ilgi
3 dk.’lık oturumlar --> 40 dk.’lık oturumlar
Ücretsiz --> Paralı
Wired dergisinin iPad uygulaması üzerinde grafik ve gezinme özelliklerini gösteren Anderson, bu keyifli deneyimi yaşamak için kullanıcının, derginin basılı edisyonundan bile daha fazla ücret ödeyerek abone olduğunu söyledi. “Tablet bilgisayarlar, mobil iletişimin içine doğan kuşağın medya taşıyıcısı olacak” diyen Anderson’a göre özel içeriği ücretlendirme dışında uygulamalar için henüz farklı gelir modelleri kurulamadığını belirtti. Wired’in iPad uygulaması ayda yaklaşık 200.000 kere indirilmiş ve şu anda en popüler iPad uygulamaları listesinde 1 numara.
Arthur Sulzberger (New York Times’in CEO’):
Konuşmasına, "Dijital medyanın en önemli işlevi demokrasiyi canlı tutmaktır" diye başlayan Sulzberger, "New York Times okuru gazetesinin baskı haline bağlı bir okurdur. Her gün en az yarım saatinin gazetesini okumaya ayırır. (Ortalama gazete okuma süresi 10 dakika iken) Ancak yine de kurum olarak, okuyucunun çoğunluğu neredeyse oraya gitmemiz gerektiğini biliyoruz. “ dedi.
New York Times'ın 15 yıllık internet gazeteciliği serüvenini anlatan Suzlberger, bu süreçte tek değişmeyen şeyin habere olan bağlılık olduğunun altını çizdi. 1995’de sadece 25.000 hit alan NYT internet sitesi 2010 yılında bu rakamı 16 milyon seviyelerine taşımış. Facebook ve Twitter'ın gazetelerin görünürlüğünü artırdığını belirten NYT CEO'su, bu sitelerde haberlerin spor ve magazin konularından daha fazla paylaşıldığını söyleyerek, haberin yeni medya düzeninde de önemini koruduğuna işaret etti.
"Haber olmazsa, yeni medya alanında gösterilen tüm çabalar yersiz olur" diyen Sulzberger, gazetesinin internet sitesinin 2011 yılından itibaren kademeli bir şekilde ücretli içerik sağlayacağını da duyurdu.
Dünyanın en etkili medya gruplarından birini yöneten Sulzberger, yeni medya düzeninde geçerli olacak 3 temel fikri ise şöyle sıraladı:
1. Kaliteli bilgi her zaman gerekli olacak.
2. Daha fazla insan gazetelere ulaşabilecek ve gazetecilik yapabilecek.
3. Demokrasi gazeteciliğin düzgün işlemesine bağlı olacak.
David Goodman (CBS Interactive Music Başkanı):
last.fm, radio.com, AOL Music, Yahoo! Music gibi markalarla müzik sektörünün en büyüklerinden biri olan CBS İnterakif Müzik'in başındaki isim David Goodman radyo ve online radyo servisleri hakkında konuşurken, radyonun geleceğine dair de öngörülerde bulundu.
İnternet ve online radyo servisleriyle beraber radyonun öldüğü tespitlerine katılmayan CBS yöneticisi, "Günlük 236 milyondan fazla kişiye ulaşan radyo tamamen hayatta ama başka bir şeye dönüşüyor." dedi. Goodman, klasik radyoyu ücretsiz müzik yayını yapan bir servis olarak nitelerken online radyoyu kişiselleştirilebilir, çok daha çeşitli, çok daha güçlü bir hizmet olarak tanımladı ve online radyoda ücretli üyelik gibi farklı ekonomik modellerin de uygulanabildiğinin altını çizdi.
Goodman'a göre online servisler sayesinde artık daha çok yayın, daha çok radyo istasyonu ve bundan dolayı da çok daha fazla müzik var. Müziğe erişim de artık daha kolay. "İnternete bağlı her cihaz bir radyoya dönüştü." diyen Goodman, CBS'in cep telefonundan radyo dinleyen kullanıcı kitlesinin iPhone aplikasyonu gibi özellikler sayesinde son iki yılda 2 milyondan 13 milyona çıktığını açıkladı.
Online radyonun kolay erişim, fazla seçenek ve fonksiyonellik sayesinde üstünlük sağlayacağını öngören Goodman, telif sorunları ve streaming kalitesinin yükselmesiyle online radyonun yükselişinin daha da hızlı olacağını ifade etti.
Cenk Uygur (The Young Turks Platformunun Kurucusu):
Konferansa video konferans ile Los Angeles’dan katılan ve aylık 18 milyondan fazla izlenmeyle YouTube iş ortakları arasında ilk 100’e giren, internet üzerinden canlı yayınlanan ilk günlük talk show ‘The Young Turks-Genç Türkler’in sunucusu Cenk Uygur kısa sürede bir fenomen haline gelen programının bunu sıfırdan başlayarak nasıl gerçekleştirdiğini Yeni Medya Düzeni konferansında anlattı.
“Televizyonda ya da radyoda bir talk show hazırlıyorsanız, başlangıçta belirli bir izleyicinizin olması garantidir ancak bunu internette yaparsanız başlangıçta kimsenin sizden haberi yoktur” diyen Uygur’un başarılı olacağına başlangıçta kimse inanmamış. Ancak kendi değişiyle o ve ekibi internete, internet de onlara inanmış. Programın başarısının temelinde izleyici ile olan güven ilişkisi yatıyor. Elbette izleyiciyi çekmek için farklı ve otantik olmak gerekiyor. Ancak Uygur’a göre bu yeterli değil, programın yararlı olması ve bir değer taşıması başarı için olmazsa olmazlardan.
Peki bu programı internette yapmak ne anlama geliyor? “Programınız ulusal kanalda da yayınlanıyor olsa dünya genelinde yerel kalıyorsunuz ancak YouTube’da olursanız dünyadaki her eve girebilirsiniz” diyerek cevaplıyor Uygur. Ancak vurgulanması gereken bir şey daha var. Kendi internet sitenizde yayın yapıyorsanız bu da bir anlamda internet üzerinde yerel kalmak anlamına gelebilir, ulaştığınız kitle yine de sınırlı kalabilir. Ancak The Young Turks’un yaptığı gibi YouTube ile işbirliği yaparsanız internette de evrenseli yakalamışsınız demektir. YouTube’un aynı zamanda dünyanın ikinci en büyük arama motoru olduğunun da altını çizen Uygur, bu sayede programının ne kadar erişilebilir olduğunu belirtiyor.
Uygur’a göre gelecek internet televizyonculuğunun olacak. Google TV ve Apple TV’yi hatırlatarak, insanların gelecekte zaplama yapmayacağını, izleyecekleri program ya da dizinin adını yazarak istediği şeyi istediği zamanda izleyebileceklerini söylüyor ve ekliyor “bu bizim program için iyi ancak TV kanalları için tam bir kabus olacak.”
Seth Godin (Pazarlama Gurusu):
Salona video konferansla New York’tan bağlanan ve değişime uymak yerine direnmenin hata olacağını söyleyen Godin, televizyonun değişeceğini iddia etti. Ancak değişen medya düzeninde eski alışkanlıklar ile pazarlama yapmanın en büyük hata olacağını belirtti.
Hayatta bir çok şeyin sanki bir kullanım kılavuzuna göre yapıldığını, farkın, bunun dışına çıkmak olduğunu “üçüncü pasta örneği” ile anlattı:
“Pastayı ilk seferde tarifine uygun olarak yaparsın. İkinci sefer de tarifine göre yaparsın. Ancak üçüncü seferde doğaçlama ile daha iyisini yapmaya çalışırsın. Çok büyük ihtimalle başarısız olursun ve önüne iki seçenek çıkar: Ya denemeye devam edeceksin, ya da tarife geri döneceksin… İnovasyon, denemek ve hata yapmakla eş anlamlıdır ve sadece denemeye devam edenler mükemmel bir tatla (inovasyonla) ödüllendirilirler.”
"Devrimler imkansızı başarır" diyen Godin bunu da şöyle açıkladı:
Henry Ford Model T’yi üretmeden hemen önce: “Ben otomobil diye bir şey üreteceğim, devlet de otomobil için yollar yapacak, şirketler petrol çıkartıp, benzin istasyonu ağı kuracak, McDonalds drive-in’ler açacak”, dese kim inanırdı...
İnsanların okullarda gereksiz bilgiler ile doldurulduğunu, adeta bir makine için değiştirilebilen parçalar haline getirildiği söyleyen Godin, problem çözen insanlar yerine işçiler yaratıldığını ifade etti ve şöyle dedi: "Eğer sisteme uyuyorsanız fark edilmezsiniz. Sıradan insanlar fark yaratamaz, farkı farklı insanlar yaratır."
CMO (Chief Marketing Officer) ünvanının değişmesi ve Chief Movement Officer olması gerektiğinin altını çizen Godin, pazarlamanın şirketleri ileri itmesi ve liderlik etmesi gerektiğini belirtti ve pazarlamada daha ucuzu önermenin hata olduğunu, “her zaman (senden) daha ucuz olan vardır” diyerek sözlerini tamamladı.
27 Ekim 2010 Çarşamba
Şikayet sitelerine farklı bir yaklaşım: Övgü siteleri
26 Ekim 2010 Salı
Yeni doğacak bir fil, sosyal medya ve pazarlama :)
Anvers Hayvanat Bahçesi yeni doğacak bir fil için kurduğu sitesi ile video ve bilgi paylaşarak, üye olan kişilere sms yollayıp anne filin durumu ve hamileleğinin nasıl geçtiğini anlatarak, ultrason görüntülerini takipçileriyle paylaşarak, blogda yaşananları anlatarak ve ziyaretçilerin fikirlerini alarak, doğacak fil için bir isim yarışması düzenleyerek, kısaca duygusal etkisi olan bir olayı; yavru bir filin doğum öncesi, doğum anını ve sonrasını dijital bir platformda paylaşarak farkındalık yarattı.
Hayvanat bahçesini 2009 yılında ziyaret eden kişi sayısı 2008 yılına göre 300.000 kişi arttı, internet sitesini 850.000 tekil ziyaretçi inceledi. Televizyonda hiç görünmediler.
Poster için; http://db.tt/DbBIOE1
Sunum için; http://www.slideshare.net/BTPsessions/btp-case-baby-elephant-zoo-antwerpen
22 Ekim 2010 Cuma
September’s Top Ten Innovation and Marketing Articles
18 Ekim 2010 Pazartesi
2 yıldır ekolojik yaşam sürdüren birinin ağzından eko-yaşam'ı dinleyin
Los Angeles Times'da rastladığım ilginç bir makaleyi sizinle paylaşmak istedim. 2 yıl boyunda tüm olanaklarını kullanrak ekolojik ve sürdürülebilir bir yaşam sürdüren birinin ağzından eko-yaşam'ın iyi ve kötülerini anlatan çok güzel bir makale.
İyi haftalar!
15 Ekim 2010 Cuma
Apple'ın 1984-1994 arası CEO'su olan John Sculley, Steve Jobs'ı anlatıyor
14 Ekim 2010 Perşembe
GAP'in yeni logosu ve sosyal medyanın gücü
Oysa yeni logosunu (ve mümkünse alternatiflerini) sosyal medya platformları üzerinden oylamaya sunsa, belki de müşterileri çok daha pozitif bir bakış açısıyla, markanın logosunu seçebilmenin zevkiyle bu logoyu seçecekti.
Ancak GAP durumu fark edip geri adım atarak belki de hayranları tarafından kendini eskisinden daha da iyi bir konuma getirmiş olabilir. Logonun geri getirilmesi ile hayranları facebook ve twitter'da oldukça sevinmişe benziyor.
Detaylı bilgi için Dailytech'in sitesindeki haberi okuyabilirsiniz.
13 Ekim 2010 Çarşamba
Herkes Nerede?
http://www.baekdal.com/media/market-of-information
6 Ağustos 2010 Cuma
2011 "Energy Efficient Buildings" Ortak Çağrısı Açılmıştır

Nanobilimler, Nanoteknolojiler, Malzemeler ve Yeni Üretim Teknolojileri (NMP), Enerji, Çevre, Bilgi ve İletişim Teknolojileri alanlarının ortak olarak yayınladığı “Energy Efficient Buildings” Ortak çağrısı 20 Temmuz 2010 tarihinde açılmıştır. Çağrı kapsamında kamusal alanlarda, yeni ve eski binalarda enerji verimliliğinin yanısıra su kullanımı, mekansal ısıtma, enerji depolama ve enerji üretimi, yaşam döngüsü değerlendirmesi (LCA) gibi konularında çok disiplinli Ar-Ge ve demonstrasyon projeleri desteklenecektir. Ayrıntılı çağrı bilgileri ve konuların içeriği, ilgili alanların 2011 yılı çalışma programlarında yer almaktadır.
- Çağrının CORDIS sitesindeki resmi duyurusuna ulaşmak için tıklayınız.
- NMP Alanı 2011 Yılı Çalışma Programına ulaşmak için tıklayınız.
- Enerji Alanı 2011 Yılı Çalışma Programına ulaşmak için tıklayınız.
- Çevre Alanı 2011 Yılı Çalışma Programına ulaşmak için tıklayınız.
- Bilgi ve İletişim Teknolojileri Alanı 2011 Yılı Çalışma Programına ulaşmak için tıklayınız.
İlknur Yılmaz
7.ÇP Enerji Ulusal İrtibat Noktası
TÜBİTAK AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi
Tel: 0 312 468 53 00 / 3926 dahili
e-posta: ncpenergy@tubitak.gov.tr
19 Haziran 2010 Cumartesi
17 Haziran 2010 Perşembe
Thomas Friedman@Özyeğin University
Friedman, geçen yıl çıkan son kitabı ile aynı ismi taşıyan bir sunum gerçekleştirdi: “Sıcak, Düz ve Kalabalık: Neden Yeşil Devrime İhtiyacımız Var”.
Friedman öncesinde söz alan Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Erkut ve Araştırma ve Teknolojiden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şirin Tekinay konuşmalarından satır başları ile Thomas Friedman’ın sunumunun en önemli yerlerini sizler için ekteki sunum formatında özetledik.
Çok kısa süre sonra son sayfadaki linkten de konuşmanın tamamını da izleyebileceksiniz.
Beğeninize sunarım.
16 Haziran 2010 Çarşamba
Wing House
6 Haziran 2010 Pazar
Open Innovation Hakkında
Paul Sloane'ın The Innovative Leader adlı kitabından open innovation'ın olmazsa olmazlarını paylaşmak isterim:
- Each part should define what it wants to get out of the relationship.
- It must be clear who owns the intellectual property in the partnership.
- Each side should allocate a senior person with overall responsibility for the success of the partnership.
- Key obligations, expectations and milestones should be established early.
- Each party should remember that honesty and trust is built on clear communication - especially when objectives look likely to be missed.
- A good legal contract should be in place.
Bir çoğumuz tarafından (çoğunlukla Çağrı) gündeme getirilen bu sistemin gerçekten çok doğru bir çatı ile kurulması gerektiğini gösteren güzel bir liste. Bu kadarla da kalmaz elbette, daha uzar gider ama en azından bir çıkış noktası olarak görüşlerinize sunarım.
En bilindik open innovation portalı olan Innocentive'e de (http://www.innocentive.com/) mutlaka girerek dünyada bu işin ne aşamada olduğuna incelemenizi öneririm.
Selamlar.
2 Haziran 2010 Çarşamba
Enerji üretiminde çığır açacak fikir: "Luna Ring"
http://gizmodo.com/5552774/lets-cover-the-moon-in-solar-panels
http://inhabitat.com/2010/06/01/plan-to-transform-the-moon-into-a-solar-plant-is-sheer-lunacy/
laptoplar çöpe, rolltoplar geliyor

Not : (gelen reklam ekranında biraz bekledikten sonra kapat ikonu gözüküyor)
http://facebookvideoindir.gen.tr/laptoplar-cope-rolltop-geliyor.html
26 Mayıs 2010 Çarşamba
Socialnomics by Eric Qualman
Kitap 2009 yılında basılmış ve bir çok güncel konuyu; mini-blogging'den 2008 ABD seçim kampanyalarında sosyal medyanın etkisine kadar, kapsıyor.
Kitabı okurken ve okuduktan sonra aldığım notları aşağıda ingilizce olarak bulabilirsiniz. Kitao D&R'larda bulunmakta ve sosyal medya ve yeni nesil pazarlama yöntemleri ve ekonomi hakkında bilgi sahibi olmak isteyen herkese tavsiye ederim.
P.S. Keşke en kısa sürede bir fırsatını bulup buluşsak da bu kitabı bir sıçrama tahtası olarak kullanarak Eczacıbaşı içerisinde neler yapabileceğimizi bir konuşabilsek...
- Word of mouth goes to world of mouth
In the future, we will no longer look for the news, rather, the news will find us (via soical media), or we will create it!
Business models need to shift. Simply digitizing old business models doesn’t work.
Not all great viral marketing ideas need to originate in marketing department (!) - Social media = Preventive Behaviour
What happens in Vegas, stays on YouTube (not only in Vegas anymore)
Negative comments and posts are easier to find with social media.
Companies have more time to focus on the solution rather than spanding time to find it. - Reality Social Media is in
Reality TV has been replaced by reality social media – it’s all about my own reality and my environment.
“Are you on facebook?” is the new “can I get your phone number?”
Social media is the new inbox. E-mail is antique for new generations. - Obama’s Success
Companies should learn from Obama’s faith in social media – Obama would not be president without internet. - Social + commerce = socialommerce
Social media helps eliminate different people performing the same tasks, resulting a more efficient purchase and also society.
Customers will have the ability to see what their friends and colleagues found relevant, researched, purchased, and commented on.
Successful companies in social media will function like entertainment companies rather than as traditional advertisers.
The most successful social media app. are those that allow users to look cool by passing it on. - Marketers’ jobs have changed:
Yesterday
It’s all about sex and the sizzle of the message and brand imaginery
It’s all about the message; good marketers can sell everything
We always know what is right for the customer
We develop the products in house and then deliver
Today
It’s important to listen and respond the customer needs
It’s all about the product; constant communication with all other departments is important
We never know what is exactly right for the customer
Our customers will market our product better than we can, so let’s involve their ideas - Winners and Losers in a 140-Character World (miniblogging, e.g. twitter)
Nowadays conversations with consumer occur within platforms like Facebook, YouTube, Twitter.
No company is perfect, so admit your faults and the public will respect you for it (Toyota effect)
Your dissatisfied customers/fans of today are the potential competition of tomorrow.
It’s better to live a social media life making mistakes than living a social media life doing nothing. - Glass House Generation
Smart companies are moving dollars from traditional channels to incentives for users (buyers) to discuss their products within a social media context.
Don’t build your own social network, better get connected to the best tools that exist.
In the near future the overall achievement of companies will be largely dependent on their social media success.
17 Mayıs 2010 Pazartesi
28 Nisan 2010 Çarşamba
Herzog & de Meuron - VitraHaus
Aşağıdaki linkte, Herzon & de Mauron'un dizayn ettiği VitraHaus isimli çalışmasını bulabilirsiniz. İsmi Eczacıbaşı firmamızla aynı olan bu Alman orijinli İsviçre firması, mobilya tasarımı ile ön plana çıkıyor. 2006'da mobilyalarını istedikleri gibi sergileyebilecekleri bir yer olmamasından ötürü Herzog ve de Mauron'a VitraHaus'u tasarlatmışlar.
Yeri, vitra'nın mobilyaları ile uygun dizaynı ve muhteşee görüntüsünü sizlerle paylaşmak istedim.
http://www.archdaily.com/50533/vitrahaus-herzog-de-meuron/
http://www.vitra.com/en-gb/campus/vitrahaus/
20 Nisan 2010 Salı
The 50 Most Innovative Companies 2010

Business Week'de yayınlanan Boston Consulting Group tarafından yapılan 2010 yılının en inovatif 50 şirketi sıralamasında, Asyalı şirketlerin sayısındaki artışa dikkatinizi çekmek istedim. Top 10'da 4, Top 50'de 15 asyalı şirket var.
Aşağıdaki link üzerinden detaylı tam listeye ulaşabilirsiniz...
http://bwnt.businessweek.com/interactive_reports/innovative_companies_2010/?chan=magazine+channel_special+report
19 Nisan 2010 Pazartesi
Dyson Airblade
Torbasız elektrik süpürgesinin mucidi James Dyson'dan bizi de korkutacak bir icat: Dyson Airblade.Geçtiğimiz hafta Prag havaalanında kullandım ve gerçekten de etkin bir kurutucu olduğunu kendi gözlerimle gördüm.
Claim’leri aşağıdaki gibi:
Faster: Hands are dried in just 10 seconds.
Hygienic: The air used is purified, removing 99.9% of bacteria.
Costs less: Rapid dry time and efficient digital motor use up to 80% less energy than a warm air hand dryer.
Carbon footprint: Immediate savings can be made with a significant reduction of carbon footprint.
Ne yalan söyliyeyim, bizim sektör için oldukça dişli bir rakip olacaktır. Tek teselli şimdilik pahalı bir cihaz olması (£552 + KDV) ve bu sayede sadece havaalanları ve lüks oteller için bir alternatif olması. Ancak ileride teknolojinin ilerlemesi ve ucuzlaması başımıza dert açacaktır!
18 Nisan 2010 Pazar
Dresden'den bir "acımasız rekabet" örneği
Bu hafta bir iş için Almanya'daydım ve yukarıdaki fotoğrafı Dresden'in ünlü alışveriş caddesi Prag Caddesi'nde çektim. Bu sahne ile karşılaştığım sırada akşam yemeği için bir yer bulmaya çalışıyordum ve birden karşıma çıkınca o kadar enteresan geldi ki bu anı ölümsüzleştirmek istedim.Oldukça açık olmakla birlite tam tercüme isteyenler için reklam panosunda; "Kahve keyfi için bu yolu izleyin. McCafe sadece 200 metre uzaklıkta." yazıyor. Starbucks'un yanı başına böyle bir reklam koymak ne kadar esprili ve aynı zamanda cesur değil mi? Bu örnek de gösteriyor ki, şirketler ve markalar arasındaki "acımasız rekabet" artık müşterilerini birbirinin kapısından çalacak hale gelmiş.
Buna cevap olarak da, Starbucks'ın Seattle'daki mağazalarından birinde menüsüne şarap ve bira ekleyerek test satışlarına başladığını okudum. Mağazaya yeni bir isim vermişler ve açılışı önümüzdeki hafta,"15th Ave. Coffee and Tea inspired by Starbucks" adı altında olacakmış. Uzmanlara göre "alkollü içecek satmak" Starbucks'un, McDonald's ve Dunkin' Donuts ile büyüyen rekabetinde avantaj sağlamak amacıyla gerçekleştirilmiş bir hamle olarak görülüyor.
Bu ve benzeri stratejik hamleleri sadece bu sektörde değil artık hemen hemen her sektörde daha fazla görmeye başlamadık mı? Gelin bunu bir tartışmaya dönüştürelim. Sizlerden de gelecek "acımasız rekabet" örnekleri ile bu konuyu zenginleştirelim.
Selamlar.
12 Nisan 2010 Pazartesi
Renault'tan Döner Koltuklar
5 Nisan 2010 Pazartesi
IDEO - The Deep Dive
Amerika'nın ABC programı için hazırlanmış bu programda David Kelley ve takımı bir alışveriş arabasını 5 günde nasıl inovatif bir ürüne dönüştürdüklerini gösteriyorlar.
31 Mart 2010 Çarşamba
Personal, Reusable hand towels

25 Mart 2010 Perşembe
Solar Vücud İçi Glikoz Sensörü
Biorasis, kandaki şeker seviyelerini ölçmek için her gün defalarca parmağını delmekten yorulan diyabetikler için güzel haberler vermiştir. Firma son teknoloji ürünü vücuda yeleştirilebilir glikoz sensörünü geliştrmiştir, bu sensör sayesinde geleneksel parmağa batırılan monitorler ortadan kaldırılabilir.
24 Mart 2010 Çarşamba
Yağmur'dan Reklam_SK
23 Mart 2010 Salı
Open Market Innovation
21 Mart 2010 Pazar
Ortak Araba ve Carsharing
2007 senesinde kurulan ve şu anda Türkiye’nin en çok tanınan ortak araba sitesi ortakaraba.com ülkemizdeki trafik ve taşıma sorununa alternatif bir çözüm sunuyor.
19 Mart 2010 Cuma
The Era of Open Innovation
18 Mart 2010 Perşembe
13 Mart 2010 Cumartesi
Epuron - the power of wind_SK
İyi haftasonları. :-)
12 Mart 2010 Cuma
Gölge Sanatıyla Sıradışı Reklam
Not: Sunumu şifreli olduğu için bloga aktaramadım bu nedenle araştırıp ilgili resimlerin yer aldığı sayfaların linklerini iletiyorum sizlere.
İlk linkte benzer çalışmalarla yapılan reklam örneklerine de yer verilmiş.
http://www.creativereview.co.uk/cr-blog/2007/november/the-ever-blurring-line-between-art-and-advertising
http://worldmysteries9.blogspot.com/2010/03/shadow-art.html
http://www.youtube.com/watch?v=JCxVDa6CG60
Not: Youtube'daki videolaraı görüntülemek için tıklayınız..
Bence özellikle Kumi Yamashita tekniği ile çalışmalar yapıp mağaza dışlarına, Binalara ve ya Bilboardlara yaratıcı reklamlar verebiliriz. Mesela neler olabilir???


9 Mart 2010 Salı
IDEO sketches the future of play
8 Mart 2010 Pazartesi
Wedding Innovation with Buss. Value
Innovation yöntemi ile ilgili Mckinsey tarafından HP Lab direktörü ile yapılmış röportaj ilgimi çekti. Bence önemli bir konu. Portfolio approach ile innovasyon çalışmalarını yönlendiriyorlarmış. Bir kısım existing products hakkında çalışırken bir kısım da 2-3 yıllık projeler için çalışıyor. Böylece zaman ve maliyetten kazanç sağlanıyor.
Bizim içimizde de böyle gruplar oluşturulabilinir. Şu an baktığımızda genelde yeni ürün ve yeni süreçler hakkında innovatif fikirleri topluyoruz fakat aynı fikirler için 2-3 insanın zamanını vermesi yerine bu insanları birleştirip brainstorming grupları oluşturup zamandan tasarruf sağlayabiliriz.
İkinci konu ise innovation performance'nın ölçümü. Bunun için oluşturulmuş standard KPIlar mevcut fakat bizim tarafta nasıl işliyor tam olarak bilmiyorum.
İnnovasyon yapalım, destekleyelim ama bu en verimli nasıl yönetilir sorusu da aslında kendi içinde sürekli bir innovasyon gerektiren bir süreç bence.
Link:
http://www.mckinseyquarterly.com/Wedding_innovation_with_business_value_An_interview_with_the_director_of_HP_Labs_2522
Permakültür_SK
Günümüzün güncel konusu Sürdürülebilir Kalkınma'nın temel ayaklarından biri olacağını düşünüğüm bu kavramın tam olarak ne anlama geldiğini öğrenmek için Wikipedi'den kopya çekersek;
Permakültür; ingilizce ‘permanent’ (kalıcı) ve ‘agriculture’ (tarım) kelimelerinin birleşiminden oluşur. Permaculture kelimesi 1970’lerde Avustralyalı Bill Mollison ve David Holmgren tarafından, endüstriyel ve tarımsal sistemler tarafından yaratılan toprak, hava ve su kirlenmesine, kaybolan bitki ve hayvan türlerine, doğal olarak yenilenemeyen kaynakları yokedici ekonomik sisteme tepki olarak geliştirildi ve eski deneyimlerden oluşan bitki, hayvan ve sosyal sistemlerin bilgisine yeni fikirlerin eklenmesiyle, "kalıcı tarım" ve "kalıcı kültür" inşa etmek manasında kullanıldı.
Kavram zamanla değişik manalarda kullanılmış olmakla birlikte, günümüzde artık; gıda üretimi, arazi kullanımı ve topluluk inşa etmede sürdürülebilir ve etik bir tasarım usulü kullanmak olarak tanımlanabilir. Permakültür’ün diğer bir tanımı da "sürdürülebilir yerleşimler tasarlamak"tır.
Permakültür tasarımının temel amacı; bitki, hayvan ve insanları üretim amaçlı bir araya getirerek, bakımı kolay, istikrarlı, kendi kendine yeten bir düzeni “mümkün olan en küçük alanda” oluşturmaktır. Kaynak kullanımına bağlı olarak çevremiz ile ilgili daha kapsamlı düşünmeyi ve buna yönelik uygulamaları içerir. Bunları yaparken de doğadaki örneklerden ilham alır. Permakültürün ana teması ürün yetiştirilen ekolojik alanlar tasarlamaktır.
Kulağa her ne kadar fütüristik gelse de bu kavramın gün geçtikçe daha çok önem kazanacağı ve hayatımızın bir parçası haline geleceği kesin gibi. Ne dersiniz?
Daha fazla bilgi için; http://permaculture.org.au/
5 Mart 2010 Cuma
Reverse Innovation
Herkese Merhaba,Harvard Business Review'de geçtiğimiz günlerde 'How GE is disrupting itself' adlı makalesi yayınlanan Vijay Govindarajan tarafından ortaya atılan ve son zamanlarda gündemde olan 'Glocalization' ve 'Reverse innovation' kavramlarını içeren yazıyı ve ilgili linkleri haber amaçlı bilgilerinize sunarım.
İlgili linkler:
http://files.gereports.com/wp-content/uploads/2009/09/hbr_how_ge_is_disrupting_itself.pdf
http://www.businessweek.com/innovate/content/oct2009/id20091026_724658.htm
http://www.bloomberg.com/apps/news?pid=20601103&sid=aSCFSgKgjh1g
Konuyla ilgili görüş ve önerileriniz nelerdir? Sizce biz neler yapabiliriz?
Dijital Okunan Analog Saat!!
Bügün size postmodern bir ürün göstermek istedim. Art Lebedev Studio, Rusya'da 1995'ten beri faaliyet gösteren bir dizayn firması. Geçmişte her tuşunun altında bir OLED ekran bulunan 1600 avroluk Optimus Maximus isimli klavyesiyle ünlenen firma, bakış açısını geniş tutarak tasarım yapmasıyla ünlü.
Bu seferki ürünlerinin adı Segmentus. Saat, 20-30 adet analog saat motoru ile çalışıp, bunu büyük bir dijital saate dönüştüren bir ürün. Sizi bilmem ama ben saat kolarının dönüşünü 3 dakikadır aralıksız izliyorum. :)
Aşağıda Segmentus'u kendi web sitesinden inceleyebilirsiniz.
Segmentus'un son hali
Segmentus'un fikir çalışmaları ve çalışma prensibi
4 Mart 2010 Perşembe
Küreselleşme ve Özgünlük
Temel bey yine hayatın bir gerçeğini yakalamış ve kendi uslubuyla çok güzel anlatmış. Okuyacağınıza eminim ancak küçük bir soru ile çıkarımımı paylaşmak istiyorum...
Yaratılmış gerçeklik giderek artacağına ve herşey birbirine benzeyeceğine göre fark nasıl yaratılacak? Bence kültürümüzden ve insan duygularını doğru analiz ederek yaratabiliriz... Sizce nasıl yaratarız..
Selamlar
Azmi
Küreselleşmeyle birlikte herşey aynılaşıyor. Bu süreci durdurmak mümkün değil.
Yaratılmış gerçeklikten kurtulmanın imkânı yok. Hatta yaratılmış gerçeklik giderek artacak. Gelecekte daha çok Las Vegas, daha çok Dubai çıkacak karşımıza. Her geçen gün daha fazla Disney diyarları oluşacak.
Bu süreç içinde her şey Mc Donalds’lar gibi birbirine benzeyecek. Bundan kaçış yok.
Önemli olan, bütün bu “yaratılmış gerçeklik” ve hızla artan benzeşme içinde sahip olduğumuz ve bu coğrafyaya ait kültürel unsurların kıymetini bilmektir. Bu unsurların bazı kusurlarının olması onları değersiz kılmaz, aksine daha sahici yapar.
Temel Aksoyun blogundan
http://www.temelaksoy.com/2010/02/kuresellesme-ozgunlugu-yok-eder-mi/
devamını okuyabilirsiniz.
3 Mart 2010 Çarşamba
Fikir mi Malzeme mi İnovatif?
Malesef sadece video olarak geldi. Kimin, nasıl ve ne zaman yapmış olduğunu öğrenemedim. Yine de güzel bir ürün inovasyonu olduğunu düşünüyorum.
Detaylı bilgi almak için çalışmalarım devam ediyor.
2 Mart 2010 Salı
Bathroom Innovation Award_ 2010
Bugün sizlere benim yeni farkında olduğum bir yarışma hakkında bilgi vermek istedim. Bathroom Innovation Award (BIA), Reece tarafından her sene yapılan öğrenci ve profesyonellerin katıldığı bir banyo ve banyo ürünleri tasarım yarışması. Daha çok yaratıcılık ve sade tasarım ağırlıklı ürünlerin yer aldığı yarışma 2005'ten beri 1 Mart - 31 Mayıs tarihleri arasında yapılıyor.
İçimizde yarışmaya katılacak olan, gelişmiş tasarım programları kullanan endüstriyel tasarımcılar yok belki, ama geçmiş yıllarda yarışmaya katılan tasarımlara ait, değişik fikirlerin görülebileceği çok güzel bir galeri var. E-Novasyon'a uygun olacağını düşündüm :)
İyi seyirler!
http://bathroominnovation.com.au/
1.E-novasyon Networku Buluşması!!

26 Şubat akşamı gerçekleştirdiğimiz ilk E-novasyon buluşmamızda birbirimizi daha yakından tanıma ve iletişim ağımız adına önerilerimizi paylaşma fırsatı bulduk.
Grubumuzun enerjisi, farklı ama ortak paydada buluşan bakış açısı ve en önemlisi sıcak atmosferi de ileride yapılacak çalışmaların çok zevkli geçeceğinin habercisiydi.
Katılım için herkese teşekkürler.










